Bir Bardak Su

Bir bardak su vardı elinde… Doyasıya içmişti aslında, midesini dolduran kadarı çok da eksiltememişti bardağı… Ne de olsa küçücük midesi vardı ve minicik dudakları…  Yine de su içen serçeler gibi, yudumluyordu azar azar… Sıcakta dudaklarını ıslatmayı sevmişti...

Kızımın Öğretmenine

Masamda yarı boyalı bir papağan resmi, gözlerim dolu, içim buruk… Kızımın geçen gün “Papağanı boyarken dışına taşırınca öğretmenim kızdı.” dediği aklıma geliyor… “Taşsa n’olurmuş ki?” diye soruyorum. “Öyle güzel olmazmış, bir daha vermezmiş.” diyor üzülerek… Sevgili...

Ne Kestiniz

Bir bayram daha geldi geçti, bahar rüzgarı gibi tatlı tatlı okşadı yüzümüzü… Fark ettim ki ruhumuza uğramaz oldu bayramlar, kalbimize dokunmaz oldu… Günün anlamıyla en çok çelişen ama en çok duyulan cümleydi “Ne kestiniz?”  sorusu. Kurban kurbiyet demekti oysa....
Tılsımlı Sorular

Tılsımlı Sorular

Kızım kendisinden yaşça büyük olan arkadaşı ile oynuyordu evimizde… Arkadaşı ilkokul birinci sınıfa gidiyordu. Öğleden sonraya yetiştirmesi gereken ödevini de yanında getirmişti. Bitirdikten sonra benden kontrol etmemi istedi. Sayfada küçük resimler vardı, her satırda...

Lüksleşen Hayatımızın Fukaraları

Evin dağılmadığına sevinirken buluyorum kendimi bazen, bir bakıyorum ki evde oyun eksilmiş, neşe uzaklaşmış sanki… Çok geçmeden anlıyorum ki çocuk, bir sevinç fıskiyesi… Bir bir etrafa saçtığı oyuncaklarla neşe dağıtıyor aslında. Hiç dağılmayan evlerde çocuk ruhunun...